YAS, MELANKOLİ VE OTOBİYOGRAFİK ANLATININ İNŞASI
(GRIEF, MELANCHOLIA, AND THE CONSTRUCTION OF AUTOBIOGRAPHICAL NARRATIVE )

Yazar : Kevser Sönmez    
Türü :
Baskı Yılı : 18
Sayı : 35
Sayfa : 153-176
    


Özet

İnsanın kendisi için kıymetli bir değerinin kaybının ardından yaşadığı acı ve boşluk duygusu olarak tanımlanabilecek olan yas, kendi içerisinde psikolojik dinamikleri olan bir süreçtir ve sağlıklı biçimde tamamlanamadığında bireyde travmatik bazı izler bırakır. Bu sürekli ve bireyin günlük hayatına entegrasyonunda olumsuz etkileri olan kronik yası aşabilmek için yazma deneyimine sığınmak, anlaşılır bir yoldur. Bu bağlamda çalışmanın merkezinde edebiyatın travma ve yasla başa çıkmada üstlendiği katartik ve rehabilitatif işlev yer alır. Sanatçının nevrotik çatışmalarını ve kaybın yarattığı boşluğu “yüceltme” mekanizmasıyla estetik bir forma dönüştürmesi, yasın tamamlanabilir bir sürece evrilmesini sağlayan temel dinamik olarak dikkati çeker. Halit Ziya Uşaklıgil’in Bir Acı Hikâye isimli anlatısı, Adalet Ağaoğlu’nun “Hüzzam Mavisi” anlatısı ve Ömer Seyfettin’in “İlk Namaz” hikâyesi üzerinden; kişisel kayıpların nasıl otobiyografik birer iyileşme sürecine dönüştüğü analiz edilmektedir. Sonuç olarak çalışmada, edebi metnin sağaltıcı etkisi tartışılmış ve metinler, dilsiz bir acı olan melankoliyi isimlendirerek kontrol altına alan ve özneyi ruhsal parçalanmadan kurtaran sembolik bir zafer olarak konumlandırılmıştır.



Anahtar Kelimeler
yas, melankoli, otobiyografik anlatı, travma

Abstract

Grief, understood as the anguish and sense of void experienced in the wake of losing something the individual holds dear, is a process governed by its own internal psychological dynamics, one that, when it fails to reach healthy resolution, leaves traumatic imprints upon the self. Turning to the act of writing offers an intelligible path through this chronic grief, which is both persistent and corrosive to the individual’s integration into everyday life. Accordingly, this study places at its centre the cathartic and rehabilitative function that literature assumes in the negotiation of trauma and grief. The artist’s transformation of neurotic conflicts and the lossinduced void into aesthetic form — through the mechanism of sublimation, emerges as the foundational dynamic by which grief may evolve into a process capable of resolution. Drawing on Halit Ziya Uşaklıgil’s narrative Bir Acı Hikâye, Adalet Ağaoğlu’s “Hüzzam Mavisi”, and Ömer Seyfettin’s short story “İlk Namaz”, the study examines the ways in which personal losses are transmuted into autobiographical trajectories of healing. The study ultimately argues for the therapeutic agency of the literary text, positioning these works as symbolic acts of mastery, naming and thereby containing melancholia as an otherwise wordless suffering, and rescuing the subject from psychic disintegration.



Keywords
grief, melancholia, autobiographical narrative, trauma