AHMET HAMDİ TANPINAR’IN AKADEMİ YILLARINA DAİR İKİ HADİSE
(TWO INCIDENTS FROM AHMET HAMDİ TANPINAR’S ACADEMİC YEARS )

Yazar : İbrahim Şahin    
Türü :
Baskı Yılı : 18
Sayı : 35
Sayfa : 001-018
    


Özet

Modern Türk edebiyatının tanınmış yazarlarından olan Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962)’ın bir sanatkâr olarak kıymeti her geçen daha iyi anlaşılmakta ve onun hayatı ve eserlerine hakkındaki çalışmaların sayısı gittikçe artmaktadır. Bir sanatkârın hayatı, mizacı ve edebi eserlerindeki temalar arasında daima bir münasebet vardır. Sanatkârın edebi metinlerine hayatından herhangi bir hadisenin aksetmemesi düşünülemez. Ancak bu aksetme doğrudan doğruya hadisenin aktarılması şeklinde değildir. Hayata ve insanlara dair onların zihinlerinde yer eden kanaatler farklı ifadeler yahut kurgular yoluyla edebi eserde yeniden anlatılır. Ahmet Hamdi Tanpınar da eserlerinde yaşadığı birtakım olayları değiştirerek anlatan yazarlarımızdandır. Bu yönüyle Tanpınar romantik edebiyatın tecrübelerini eserlerinde bir tema olarak kullanan yazarlarına benzemektedir. Ahmet Hamdi Tanpınar sadece sanatkâr değil aynı zamanda bir akademisyendir. Onun akademisyen tarafı 1939 senesinde İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü bünyesinde kurulan Tanzimat kürsüsüne profesör olarak atanmasıyla başlar. Tanpınar 1943-1946 yılları arasında Maraş milletvekili olduğundan akademisyenliğe ara verir. Milletvekilliği sona erdikten sonra üniversitedeki görevine döner. Tanpınar’ın yazarlık hayatının 1950 senesinden sonraki döneminde bir roman bir hikâye kitabı ve bazı makaleleri vardır. Bu dönemde yazma sıkıntısı çektiğini, akademik işlerden, fakültedeki insan ilişkilerinden ve ülkenin siyasal durumundan şikâyetçi olduğunu günlüklerinden biliyoruz. Tanpınar’ın akademik hayattan şikâyetçi olmasına sebep olan iki hadiseyi konu alan bu makale tamamen belgelere dayanmaktadır. Bugün de herhangi bir devlet dairesinde yahut akademide yaşanabilecek öğretim üyeleri arasındaki problemlerden idareci olarak Tanpınar’ın nasıl etkilendiğini gösteren ilk hadise 1953 yılı mart ayında başlar ve yıllarca devam eder. İkincisi ise sadece Tanpınar’ı değil, onun akademideki çevresini yakından ilgilendiren bir başka hadisedir. Tanpınar’ın komünist olduğuna dair çıkan gazete haberleri ve bu haberler yüzünden yapılan soruşturmalar elbette Tanpınar’ı rahatsız etmiştir. Ahmet Hamdi Tanpınar’ın bu hadiseleri yaşadığı seneler tam da Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanını yazdığı senelerdir. Dolayısıyla Saatleri Ayarlama Enstitüsü adlı romanını yazarken üniversitede yaşadığı aşağıda sözü edilen olaylardan muhtemelen etkilenmiştir. Makale Tanpınar’ın biyografisine, mizacının ve eserlerinin anlaşılmasına katkı olacağı düşüncesiyle hazırlanmıştır.



Anahtar Kelimeler
Ahmet Hamdi Tanpınar, Tanpınar ve Komünizm, Adile Ayda, Bürokrasi ve Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü ve Bürokrasi, Tanpınar ve Akademi, Nesterin Dirvana.

Abstract

Ahmet Hamdi Tanpınar (1901-1962), one of the renowned writers of modern Turkish literature, is increasingly recognized for his value as an artist, and the number of studies on his life and works continues to grow. There is always a connection between an artist's life, character, and the themes in their literary works. It is inconceivable that an artist's literary texts would not reflect any events from his life. However, this reflection is not in the form of a direct retelling of events. Opinions about life and people that take root in their minds are retold in literary works through different expressions or fictions. Ahmet Hamdi Tanpınar is one of our writers who recounts certain events he experienced in his works in a modified form. In this respect, Tanpınar resembles writers who use the experiences of romantic literature as a theme in their works. Ahmet Hamdi Tanpınar was not only an artist but also an academic. His academic career began in 1939 when he was appointed professor to the Tanzimat Chair established within the Department of Turkish Language and Literature at Istanbul University's Faculty of Literature. Tanpınar took a break from academia between 1943 and 1946 when he served as a member of parliament for Maraş. After his term as a member of parliament ended, he returned to his position at the university. In the period after 1950, Tanpınar's writing career included a novel, a book of short stories, and several articles. We know from his diaries that he struggled with writing during this period and complained about academic work, human relations at the faculty, and the political situation in the country. This article, which focuses on two events that caused Tanpınar to complain about academic life, is based entirely on documents. The first incident illustrating how Tanpınar, as an administrator, was affected by the problems that could arise among faculty members in any government office or academy began in March 1953 and continued for years. The second incident concerned not only Tanpınar but also his close circle in the academy. The newspaper reports claiming that Tanpınar was a communist and the investigations conducted because of these reports certainly disturbed Tanpınar. The years in which Ahmet Hamdi Tanpınar experienced these events were precisely the years in which he wrote his novel Saatleri Ayarlama Enstitüsü (The Institute of Time Adjustment). Therefore, while writing The Institute of Time Adjustment, he was probably influenced by the events mentioned below that he experienced at the university. This article was prepared with the idea that it would contribute to Tanpınar's biography and to the understanding of his character and works.



Keywords
Ahmet Hamdi Tanpınar, Tanpınar and Communism, Adile Ayda, Bureaucracy and Tanpınar, The Institute for Adjusting Clocks and Bureaucracy, Tanpınar and the Academy, Nesterin Dirvana.