Abstract


MUSTAFA KUTLU HİKAYESİNDE MİMARİ MEKÂN KAVRAMININ TOPOETİK STRÜKTÜRÜ VE MİMARİ UNSURLARIN AÇIĞA ÇIKARDIĞI ANLAM

Bu çalışma, Mustafa Kutlu’nun hikâyelerinde mimari mekânın anlatı içindeki işlevini topo-etik veya topoetik (topo-poetik) bir perspektiften incelemeyi amaçlamaktadır. Mustafa Kutlu hikâyelerinde mekân, olayların geçtiği fiziksel bir alana ek olarak etik, kültürel, toplumsal ve duygusal anlamların üretildiği çok katmanlı bir yapı olarak tasarlanır. Yazarın hikâyelerinde şehir, köy, ev, tren garı, cami, medrese, revak ve avlu gibi mimari mekân veya mimari unsurlar, karakterlerin şahsiyetini, ahlâkî duruşlarını ve toplumsal konumlarını görünür kılan unsurlar olarak kurgulanır. Ev içi mekânlar ve eşyalar (masa, perde, tv, radyo vb.) sınıfsal ayrımların, değerler karşısında bireysel yabancılaşmanın ve aile içi ilişkilerin sembolik göstergeleri haline gelir. Peyzaj unsurları ve bitkisel organizasyonun (ağaçlar, çiçekler) hafıza, değişme, dönüşme ve kayıp temalarıyla ilişkilendirildiği görülür. Çalışmada “topoetik” kavramı, mekânın topografik özellikleri ile poetik ve etik boyutlarının eşzamanlı olarak değerlendirilmesini mümkün kılan disiplinler arası bir kavramsal çerçeve olarak önerilmektedir. Çalışmada, Ya Tahammül Ya Sefer kitabı ve Hüzün ve Tesadüf kitabındaki konu ile ilişkili hikâyeler başta olmak üzere yine yazarın konu ile ilişkili denemeleri ve bazı hikâyelerine değinilmiştir. Çalışmanın dördüncü bölümünde, Hüzün ve Tesadüf hikâyesinin topo-etik tahlili ile tren garı mekânı ayrıntılı biçimde çözümlenmiş ve bu çözümleme sonucunda mekânın fiziksel dönüşümü ile karakterlerin kaderi ve toplumsal hafıza arasındaki paralellik ortaya koyulmuştur. Maurice Merleau-Ponty’nin fenomenolojik ve algısal mekân anlayışından hareketle Kutlu’nun hikâye mekânlarının özneyle birlikte sürekli “mekânlaştırılan” yapılar olduğu belirlenmiştir. Çalışmada, Mustafa Kutlu’nun hikâyelerinde mimari mekânın, geometrik düzleminin anlatı ile bütünleşerek etik/ahlâki bir sorumluluk ve varoluşsal bir tanıklık alanı olarak diyalojik bir işlev gördüğü yazarın Şehir Mektupları ve Akasya ve Mandolin çalışmalarındaki görüşleri ile paralel bir okuma neticesinde tespit edilmiştir. Bu doğrultuda, nitel araştırma yöntemi kapsamında “doküman incelemesi” ve “metin çözümlemesi” yöntemleri kullanılan çalışma, kurgusal veya kurgusal olmayan metinlerin tahlili için topoetik kavramı ile okuma noktasında yeni bir tahlil önerisi sunmayı amaçlamaktadır.



Keywords
topoetik, hikâye, mekân, Hüzün ve Tesadüf, Mustafa Kutlu, Ya Tahammül Ya Sefer
Kaynakça